F3do
Lütfen Üye Olunuz...!!!

Join the forum, it's quick and easy

F3do
Lütfen Üye Olunuz...!!!
F3do
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

Hayvan Çiftliği - George Orwell

Aşağa gitmek

Sabit Hayvan Çiftliği - George Orwell

Mesaj tarafından chatlak Ptsi Ekim 27, 2008 1:43 am

TÜRK DİLİ KOMPOZİSYON-1 DERSİ


KİTABIN ADI: HAYVAN ÇİFTLİĞİ
KİTABIN YAZARI: GEORGE ORWELL
YAYINEVİ: BERİKAN
BASIM YILI: EYLÜL 2000

1.KİTABIN KONUSU
2.KİTABIN ÖZETİ
3.KİTABIN ANA FİKRİ
4.KİTAPTAKİ ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRMESİ
5.KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER
6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA BİLGİ

1.KİTABIN KONUSU:

Bir çiftlikte yaşayan hayvanların bir gün bir domuz tarafından
kışkırtılmasıyla beraber yaşamları pahasına ortaya koydukları özgürlük
mücedelesi ve bu hakka sahip olduktan sonra da aralarında ne gibi
entriakların döndüğü anlatılmaktadır.

2.KİTABIN ÖZETİ:

Olaylar İngiltere’de bir çiftlikte cereyan eder. Hayvanlar, çiftlik
sahibi zalim Bay Jones’un boyunduruğu altında köle gibi
yaşamaktadırlar. Yaşlı domuz Koca Reis, buna karşı çıkmak için bir
devrim planlar ve hayvanları gizli bir toplantıya çağırır. Toplantıda
tüm hayvanlara artık köle gibi yaşamalarının sonunun gelmesi
gerektiğinden ve gördüğü bir rüyadan bahseder. Üç gün sonra da
öldürülür. Kendisinden geriye konuşma esnasında söylediği İngiltere
Hayvanları adlı şiiri kalmıştır. Fakat konuşması da çoktan diğer
hayvanlarda ufuklar açmaya başlamıştır.
Sahipleri Bay Jones’un yem saatlerini unttuğu bir günde önceden
planlanmış olmamasına karşın aniden ,syaan patlak verir ve bu devrim
umduklarından da kısa bir süre iççerisinde tamamlanır. Çiftliğin sahibi
Bay Jones çiftlikten uzaklaaştırılır. Artık en zeki olarak tanımlanan
domuzlar diğerlerine önderlik yapmaya başlarlar. İlk iş çiftliğin adını
değiştirmektir. İsim kolayca bulunur. Bu sahibi sadecde kendileri olan
çifttliğin adı bundan sonra “HAYVAN ÇİFTLİĞİ” dir.
Süreç içerisinde iki domuz öne çıkar: Nopolyon ve Snowball. Napolyon
iri yarı, iyi konuşamayan ancak otorite sahibi; Snowball ise etkili
konuşan, parlak zekaya sahip biridir. İkisi birlikte koca Reis’in
fikirlerinden yola çıkarak “animalizm” adında bir öğreti ortaya
koyarlar. Ardından da kamçıları, gemleri, burun halkalarını, zincirleri
yok ederler ve aynı gün “yedi Emir”i yazıp ahırın kapısına asarlar.
Yedi Emir şöyledir:

Bütün bu kuralar tüm hayvanlar tarafından benimsenmiş ve beklenen
devrim gerçekleşmiştir. Ancak zamanla Napoleon ve Snowball birbirini
çekememeye başlayıp, ikisi de yeni düzenin tek adamı olmak
istememektedir. Snowball çiftlikte elektrik üretimi için bir
yeldeğirmeni yapılması gerektiğini söylediğinde Napolyon’un köpekleri
tarafından çiftlikten sürülür.Ama buna rağmen yeldeğirmeni
çalışmalarına başlanır. Burada Napeleon başta savunmadığı bu düşünceyi
sonraları ne yapıp edip kendisinin de bunu savunduğu ancak Snowball’u
çiftlikten göndermek için böyle söylediğine inandırır. Devrimin
amaçlarından da hızla uzaklaşılmaktadır; başlarda vaadedilen çalışma
saatlerinin azalacağı yiyeceklerin artacağı yönündeki sözler gitmiş
aksine çalışma saatleri artmış, verilen yiyecekler azalmıştır. Bu arada
domuzlar da hızla şişmanlamaktadırlar. Hatta yatakta yatmakta, içki
içmektedirler. Hayvanların eşitliği ilkesine uymauyan bu davranışlar
zamanla duvardan değiştirilerek domuzlar tarafından kendilerine uygun
hale getirilir. Örneğin domuzların yatakta yatmaları ve içki içmeleri
konusunda "Hiç bir hayvan yatakta yatmayacaktır" ilkesini hatırlayıp
hayrete kapılıyorlar. Hep beraber duvarın yanına gidiyorlar, ancak
duvarda: "Hiç bir hayvan çarşaflı yatakta yatmayacaktır" yazısını
görüyorlar, hepsi, bu ilkeyi yanlış hatırladıklarını düşünüyor, bu
ilkenin sonradan değiştirilmiş olduğunu anlayamıyorlar bile. Tüm
hayvanların eşitliği ilkesi Koca Reisle birlikte toprağa gömülmüştür
kısacası.
Kış aylarında çiflikte kıtlık başgösteriyor. Buğday azalıyor,
patatesler soğuktan donuyor ve yenile-meycek hale geliyor. Açlıktan
dolayı ölümler baş-gösteriyor. Büyük domuz, bu haberlerin çiftlik
dışında yayılmasını önlemek için önlemler alıyor, çifliğe gelen
ziyaretçilere, erzak depolarının dolu olduğunu söylüyor ve onlara,
üzerini buğday ve yiyecekle örttürdüğü kum yığınlarını erzak diye
gösteriyor...
Büyük domuz, aldığı bir kararla, tavukların yumurtalarının çiftlik
dışında satılacağını, tavukların kuluçkaya yatmalarını yasakladığını
ilan ediyor, buna karşı çıkan tavukları, yetiştirdiği köpeklere
öldürtüyor... Bunun üzerine hayvanlar; "hiçbir hayvan diğer bir hayvanı
öldürmeyecektir" ilkesini hatırlıyorlar. Hemen bu ilkelerin yazılı
bulunduğu duvarın yanına gidiyorlar. Ancak duvarda: "Hiç bir hayvan
diğer bir hayvanı bir sebep olmadan öldürmeyecektir" yazıldığını
görüyorlar, bu ilkeyi de yanlış ezberlemiş olduklarını düşünüyorlar!.
Büyük domuz, çiftlik içerisindeki hayvanlar arasında: "liderimiz"
,"Hayvanlar babası" , "Koyunlar hâmisi" , "Yavru hayvanların dostu"
gibi üstün sıfatlarla anılıyor ve her türlü güzellikler ona atfedilmeye
başlanıyor; mesala: genellikle tavuklar, "liderimiz sayesinde altı
günde beş yumurta yumurtladım" , havuzdan su içen inekler: "liderimiz
sayesinde bu suyun tadı ne kadar güzelmiş" diyorlar...
Birgün çiftliğe dışarıdan saldırılar oluyor... Yabancı hayvanlar
çiftliğe giriyor, iki sene gibi uzun bir zaman içerisinde bütün
hayvanların büyük gayretleri sonucu yaptıkları ve büyük domuzun adının
verildiği Yel Değirmenini yıkıp harap ediyorlar..çiftlikteki bütün
hayvanlar yaralanıyor, bazıları ölüyor... Bir müddet sonra bir tüfek
sesi duyuluyor. Ağır yaralı bir hayvan yanındaki bir domuza: "Neden
tüfek atılıyor" diye soruyor. Domuz: "Zaferimizi kutlamak için"cevabını
veriyor. Yaralı hayvan; "Hangi zafer" diye hayret ediyor. Domuz; "Ne
demek hangi zafer, düşmanı topraklarımızdan kovmadık mı" diyor. "Ama
iki yıl uğraştığımız değirmeni yok ettiler" karşılığını
veriyor...Domuz: "Ne önemi var, bir değirmen daha yaparız, istersek
daha fazla yaparız, yapmış
olduğumuz muazzam işleri takdir etmiyorsun, şimdi şu bastığın topraklar
düşman işgalindeydi, ama liderimiz sayesinde her karışını geri aldık"
diyor...Biraz sonra Büyük Domuz, kendisine taktığı
bir kaç madalya ve nişanla çıkıp bütün hayvanları, elde ettikleri
zaferden dolayı kutluyor, tebrik ediyor...Hayvanların hepsi büyük zafer
kazandıklarına böylece inanmış oluyorlar...
Bir gece çiftlikte bir gürültü oluyor, hayvanlar ahırdan fırlayıp
koşuyorlar... çiftlik ilkelerinin yazılı olduğu duvarın dibinde kırılıp
parçalanmış bir merdiven görüyorlar, domuzlardan birinin orada sersem
sersem dolaştığını, yanında bir fener, bir boya kutusu ve bir de fırça
olduğunu farkediyorlar. Hayvanlar duvara baktıklarında, duvardaki
ilkelerden birinin daha kendi ezberledikleri gibi olmadığını
farkediyorlar!?..
Büyük Domuz, aldığı son kararla; arpaların bundan sonra sadece domuzlara
tahsis edileceğini ve gazdan tasarruf etmek için ahırlardaki fenerlerin
kaldırılacağını, hiç bir domuzun çiflikteki işlerle uğraşmayıp, sadece
yönetimle ilgileneceğini, domuzlardan başka, hiç
bir hayvanın yönetim işlerine karışamayacağını, domuzların dışındaki
bütün hayvanların Ağustos ayında pazar günleri dahi çalışacağını,
çalışmayanın yiyeceğinin yarıya ineceğini ilan ediyor.
Hayvanlar, "Bütün hayvanlar eşittir" ilkesini hatırlayıp, "bu nasıl
eşitlik" diye kendi kendilerine söylenmeye başlıyorlar. Hemen,
ilkelerin yazılı olduğu duvarın yanına gidiyorlar, duvardaki yazıların
değiştirilmiş olduğunu, ilk defa, fark ediyorlar, duvardaki bütün
yazılar silinmiş, sadece şöyle yazıyor:
"Bütün hayvanlar eşittir FAKAT Bazı hayvanlar ötekilerden daha fazla eşittir.”

3.KİTABIN ANA FİKRİ :
Aklını kullanmayan hiçbir varlık için özgürlüğün değeri yoktur.

4.KİTAPTAKİ ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRMESİ :

Bay Jones (insan): Çiftliğin sahibi olan bay Jones hakkında hayvanlar
arasında bir insan ve aynı zamanda hayvan çiftliğinin eski sahibi
olması nedeniyle de pek sevilmeyen birisidir. Hayvanlar onun
kendilerini sömürdüğünü düşünmektedirler.

Koca Major (domuz): Saygın ve sözü dinlenen bir hayvandır. Romanın
başında yaptığı konuşmasıyla hayvanların ayaklanmasını sağlamıştır. İyi
niyetli bir kişiliğe sahiptir. Şişman ve yaşlıdır çok az ömrü kaldığını
söyler.

Napeleon (domuz): Koca Major Öldükten sonra bayrağı onun elinden almış
Snowball’I da saf dışı etmeyi başarmıştır. Hain ve sinsidir. Diğer
hayvanları kandırmayı çok iyi başarır. Kendisini düşünür ve her zaman
iktidar için her türlü kötülüğü yapmaya hazırdır. Başka varlıkşların
zaaflarından yararlanmayı da çok iyi bilir. Günümüzün, kendisi iyiliği
için her türlü kötülüğü yapmaya hazır insanını sembolize eder.

Snowball(domuz): Başlarda Napoleon’un sıkı dostu olan bu domuz
şsonraşarı Napeleon’un düşüncelerine ters düşer; çünkü onun kişiliğinde
olumlu düşünmek ve sadece kendisini değil yanında sorumlu olduğu tüm
varlıkları da düşünür. İyi olan bir düşünceyi asla saklamaz ve iyi
niyetlidir. Romanda sonraları çiftlikten kovulur ve çiftlikte bundan
sonra gelişen her tüürlü kötü olayda Naapeleon tarafından onun bir
parmağı olduğu dedikodusu yayılır.

Boxer(araba beygiri): Çalışkan ve itaatkar bir hayvan olup hep
çalışmayı seven ve başka hayvanlarında çalışması için kna etme yoluna
gideer. Onun için iyiliğinde kötülüğün de kaynağı çalışmaktır. Nitekim
iyi niyetlidir ve bu onun sonunun bir kasapta bitmesine neden olur.

Benjamin(Eşek): Asık suratlı ve yaşlı olan bu eşek her şeye olumsuz bir
gözle bakar onun için iyi veya kötü diye bir şey yoktur. Her zaman her
şey olumsuz ve yararsızdır.

Kitapta bu kahramanların dışında Napeleon’un özzel olarak yetiştirdiği
ve sonradan özel güç olarak kullandığı 9 tane köpek bunların yanında
Jessie ve Pincer adında iki tane daha bu 9 köpeğin ailesi, sonraları
bay Jones ile kaçacak olan Moses –ki bu karga diğer hayvanlar
tarafından dedikoducu olduğu için hiç sevilmemektedir- vardır.

5.KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Yaptığım araştırmalarda gördüm ki aslında kitap Türk okurlarıyla ilk kez Halide Edip Adıvar’ın çevirisiyle buluşmuş.
Dünya Edebiyatının aykırı ve sert fikirleri ile sarsan İngiliz yazar
George Orwell’ın , Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına
girmiş ünlü bir yapıtıdır. Bu roman, dünya edebiyatında 'yergi' türünün
başyapıtlarından biridir. Hayvan Çiftliği'nin kişileri hayvanlardır.
George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği
eleştirmektedir.Romanın alt başlığı Bir Peri Masalı'dır. Küçükleri
eğlendirecek bir peri masalı değildir; ama roman, bir masal anlatımıyla
yazılmıştır.
Orwell aynı zamanda toplum idealinin masalsı yanına da dikkat
çekmiştir. Romanın bütününe yayılan komik unsur, basit bir güldürüyü
değil, çok kapsamlı bir hicvi amaçlar.
Halk masallarında, La Fontaine’de, fabllar ve folklorda benzer temalara
rastlayabiliriz. Orwell’in hikayesinde yer alan hayvanlar ve çiftlik de
benzer bir anlayışın ürünü.
Orwell romanda kişilik tasvirleri de yapıyor, yaşanan her sıkıntıyı
kendinden bilen ve daha çok çalışması gerektiğine inanan bir atı,
sahibinin taktığı kurdelayı ve onun avucundan yediği şekerleri özleyip
komşu çiftliğe kaçan başka bir atı, liderin söylediklerini çiftlik
sakinlerine iletmekle görevli güvercinleri, lideri korumakla görevli
dokuz adet köpeği, ve işi iyice yüzsüzlüğe vurup, yaptığı düzinelerce
çocuğuyla çiftliği mülkü gibi kullanan, komşu çiftliklerin sahipleriyle
kumar partileri düzenleyen lider domuz Napoleon’un şahsında baskıcı
yöneticilerin gerçek yüzlerini okuyucunun zihnine kazıyor.

6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA BİLGİ:

Kitabın yazarı George Orwell, 1903 yılında İngiltere’de doğmuştu.
Zorlukla geçirdiği eğitiminin ardından 1921’de Burma’ya giderek beş yıl
Britanya hükümeti adına polislik yapmış, ancak kendi ülkesinin
sömürgeci yönetimine tahammül edemeyip Londra’ya geri dönmüştü. Bir ara
Paris’te de yaşayan Orwell’in bu yıllardaki hayatı maddi sıkıntılarla
doludur. 1933’e kadar yazdığı ilk iki kitabı “Burma Yılları” ve “Paris
ve Londra’daki Sefalet Yılları”, bütünüyle yazarın yaşam hikayesini
canlandırır.
1933’ten sonra gazeteci olarak İspanya İç Savaşı’na giden ve bir süre
sonra Cumhuriyetçi saflara katılıp yaralanan Orwell, bu savaşta
edindiği izlenimlerle “Katalonya’ya Selam” anı kitabını yazmış, kitapta
yer alan Stalin ve reel sosyalizm eleştirilerini ise -1945’den sonra
tamamladığı- “1984” ve “Hayvan Çiftliği” kitaplarında romanlaştırmıştı.
II.Dünya savaşında ciğerlerinden hasta olduğu için geri hizmetlerde
çalışan Orwell, 1950’de öldüğünde yeterince tanınan bir yazar değildi
belki, ama 1984 yılında “1984” adlı kara ütopyasının hatırlanması ile
birlikte, kısa zamanda yüzyılın önemli yazarlarından birisi haline
geldi.



HAZIRLAYANIN

İMZASI:
ADI SOYADI: YASİN MEHMET BALTACI
APOLET NUMARASI: 2324
KISMI: 32

_________________
Basit kişilerle polemige girmem.Bazı yanlışları asla AFFETMEM !Tutkularım vardır VAZGEÇMEM Bazen çok severim ama söylemem!Haddinizi bilin dostlarıma laf ettirmem!!Gidiyorsan eger, çok özlesem bile DÖN DEMEM Artık kimseye kolay kolay GÜVENMEM!Güvenmedikçe de sevmem !AGIRGELİYORSA BUNLAR, FİRAR SERBEST ÜSTELEMEM
chatlak
chatlak
Genel Yetkili
Genel Yetkili

Kadın
Mesaj Sayısı : 1083
Nerden : Kocaeli/Gebze
Lakap : sweeti
Ruh Hali : Hayvan Çiftliği - George Orwell Uykulu10
Rep : 70
Kayıt tarihi : 05/10/08

https://f3do.yoo7.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz