F3do
Lütfen Üye Olunuz...!!!

Join the forum, it's quick and easy

F3do
Lütfen Üye Olunuz...!!!
F3do
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

Return to Mysterious Island

Aşağa gitmek

Sabit Return to Mysterious Island

Mesaj tarafından sezo Perş. Ekim 16, 2008 10:26 pm

window.google_render_ad();

Return to Mysterious Island
Yine Adventure Company'den yine bir macera oyunu. Yapımcı yanılmıyorsam
Egyptian Prophecy ve Crystal Key 2'den tanıdığımız Kheops Studio. Ancak
oyuna Adventure Company'nin yapımcılar kadar emeği geçmiş. Bazı yazar
arkadaşlarım (kulakların çınlasın e mi Erdem) her ne kadar bu firmayı
kutsal olarak görse de ben aynı görüşü paylaşmıyorum. Firma ayda birkaç
macera oyunu ile karşımıza çıkıyor buna bir diyecek yok, fakat
yaptıkları/dağıttıkları 10 macera oyunundan maalesef en fazla 2 ya da 3
tanesi tatmin edici (birazcık). Buna rağmen belki zamanla öğrenirler ve
bir sürü macera oyunu üzerinde çalışmak yerine bize az ama öz, yani
kaliteli macera oyunları sunarlar diye bir ümidim her zaman olacak.
İçimden aaah aaah nerede o eski macera oyunları muhabbeti yapmak
geliyor ama bundan önceki bir çok yazımda yaptığım için şimdilik es
geçiyorum Sonuç olarak Return to Mysterious Island bahsettiğim 2 ya da
3 oyundan birisi. Hatta Adventure Company imzalı oynadığım en iyi
macera oyunu diyebilirim.

Her zaman söylerim bir macera oyunu için grafik vs. önemsizdir. Önemli
olan hikaye, atmosfer ve bu atmosfere gömülü kaliteli, sırıtmayan
bulmacalar ve azıcık da oynanabilirliği etkileyen arayüzdür diye.

Gelelelim Return to Mysterious Island'ın hikayesine. Yaratıcı konu
bulmakta ciddi sıkıntı çeken Adventure Company bu sefer olumlu
birşeyler yapmış ve Jules Verne'in "The Mysterious Island" isimli
romanını konu almış. Eminim ki bir çoğumuzun çocukluğunda Jules
Verne'ın imzası vardır. Bu oyunda olduğu gibi oyunlara konu olabilecek
sayısız romanı olan Jules Verne, konu sıkıntısı çeken yapımcılar için
daha çok kaynak olacaktır diye düşünüyorum. Hikayenin aslı şu şekilde;
Amerika iç savaşı zamanında hapishaneden beş suçlu ve bir de sadık
köpekleri balonla kaçar. Yakalandıkları fırtına sonrasında kendilerini
ıssız bir adada "ıs" olarak bulurlar (kötü espri, tamam). Artık burada
yeni bir hayat kurmak zorundadırlar. Kaynakları yetersizdir ve adadan
faydalanmak zorundadırlar. Lakin adada yalnız değillerdir. Onlara
sürekli yardım eden gizemli birisi vardır. Bu kişi de tabii ki gene
Jules Verne'den tanıdığımız Kaptan Nemo'dan başkası değildir. Hikayenin
sonunda ada bir volkanik patlama ile yok olur ve Kaptan Nemo,
diğerlerinin Nautilus adındaki denizaltına ulaşmasını sağlar.

Zamanının çok çok üstünde bir kalite taşıyan Jules Verne'nin
hikayesinden gelelim zamanının olanaklarına rağmen genelde kötü macera
oyunlarına imza atan The Adventure Company'nin bu sefer kendini aşarak
imzaladığı ve bir çok macera oyuncusunu fazlasıyla tatmin eden oyunu
Return to Mysterious Island'ın konusuna: Oyunumuz yukarıda bahsettiğim
hikayeyi aynen içermeyip ona devam niteliği taşımakta, ancak hikayenin
sonunda adanın yok olmadığı varsayılmış. Adadaki suçluların adayı terk
etmesinden yıllar sonra güney Pasifik'te bir dünya rekoru kırmanın
peşinde olan hatun kişi maceracı Mina, yakalandığı fırtına sonucunda
ıssız adamıza düşer (Hiç beklemeyin banal ıssız ada esprilerini).
Kumsalda kendisini izleyen birisinin gölgesi altında uyanan Mina artık
adanın eski misafirlerinin izlerini takip ederek Kaptan Nemo'nun
sırlarını çözmek zorundadır. Öncelike barınma sorununu gidermek için
evini yapmalı ve adadaki vahşi hayattan olabildiğince faydalanmalı ve
bir o kadar da korunmalıdır. Mina, bu süreç içerisinde zamanla yalnız
olmadığını ve birisinin O'na yardım ettiğini anlar. Sonradan, bu
yardımı aslında Kaptan Nemo'nun hayaletinden aldığını fark eder. Artık
Mina'nın amacı adadan kaçış için Kaptan Nemo'nun da vücudunun bulunduğu
Nautilus'a ulaşmak ve Nemo'nun ruhunu serbest bırakmaktır.

Oyuna başlar başlamaz Mina'nın fark ettiği ilk şey aç olması ve karnını
doyurması gerektiğidir. Bu bölüm sürecinsce Mina ile yumurta, meyve,
balık gibi deniz ürünleri bularak bunları yenebilir duruma getireceğiz.
Olmazsa olmaz tabii ki, ateş yakmamız gerekecek. Bıçağa ihtiyacımız
olacak. Tabii ki adada bıçak gibi nesneleri olduğu gibi bulmak mümkün
değil. Örneğin bıçağı, kıyıda gömülmüş olan sandaldan aldığımız bir
demir parçasından yapacağız. Oyun boyunca bu şekilde yaratıcılığımızı
kullanarak Mina'nın ihtiyaçlarını giderip, adadan çıkış yolları
arayacağız.

Eğer Jules Verne'nin romanını okuduysanız oyundan çok daha fazla zevk
alacaksınız çünkü romanda bahsedilen birçok mekan ve olay oyuna konu
olmuş durumda. Bunlar arasında okuduysanız hemen hatırlayacağınız
Mina'nın evi ve sadık maymun dostumuz var.

Return to Mysterious Island

Hüseyin Karaca
21.11.2004
Genel

Grafikler bir macera oyunu için içerdiği yüksek çözünürlüğünde
katkısıyla fazlasıyla güzel ve ayrıntılı. Bu güzellik ve ayrıntı tabii
ki Adventure Company'nin hiç bir oyununda aşamadıği piksel avlama
sorununu da beraberinde getiriyor. Oldukça güzel render edilmiş detaylı
grafikler arasında küçük fare imlecimizle işimize yarayacak nesneleri
görebilmemiz maalesef birazcık zor. Birazcık zor dedim çünkü bence bu
sorun sadece amatör macera oyuncularını zorlayacaktır. Deneyimli
oyuncuların bu oyunda piksel avlama konusunda çok fazla
zorlanacaklarını sanmıyorum. Sonuç olarak Adventure Company'nin Return
to Mysterious Island'ı konu ve atmosfer açısından benden tam notu
alıyor (Taş yağacak taş...)

Gelelim arayüze. Arayüzümüz yine firma klasiği olarak "First-Person
Point & Click", yani bir Myst kopyası. Fare imlecimiz
alabileceğimiz ya da kullanabileceğimiz nesnelerin üzerine geldiğinde
küçük yuvarlak bir pencere içerisinde ne yapabileceğimizi gösteren bir
bilgi içeriyor. İlerleyebileceğimiz alanlarda ise parlayıp sönüyor.
Herhangi bir tıklama yapmadan faremizi gezdirerek 360 derece görüş
alanına sahibiz. Bu noktaya kadar herşey normal. Oyunun gayet klasik ve
yeterli bir arayüzü var. Oyunu diğer macera oyunlarından ayıran en
önemli unsuru ise envanter sistemi. Oyunumuz şu ana kadar bir macera
oyununda gördüğüm en ayrıntılı envanter sistemine sahip. Faremize bir
sağ tıkla bu sisteme ulaşabiliyoruz.

Burada gördüğüm tab'lar ile ayrılmış sayfalarca sürebilecek olan
envanter ilk bakışta gözümü korkuttu Eyvah dedim. Gitmiş güzelim konu,
kötü bir envanter ile mahvetmişler. Sonradan yanıldığımı anlamam
sevindirici oldu tabii ki. Envanter sistemindeki en büyük farklılık
aldığımız nesnelerin envanterdeki pencerelere ilk başta yerleşmemesi.
Bunun yerine hepsi birden sağ üst köşedeki bir pencerede toplanıyor ve
istersek otomatik olarak envantere yerleşmelerini sağlayabiliyoruz ya
da tek tek istediğimiz yerlere biz koyuyoruz. Nesneleri istediğimiz
gibi gruplama açısından belki yardımcı olabilse de bence gereksiz yere
vakit kaybına yol açan bu olay sistemin bence tek eksisi.

Envanterimizde aldığımız nesnelerin bulunduğu alanın hemen altında
nesneleri beraber kullanmamızı gerektiren bulmacalarda bize yardımcı
olacak bir pencere mevcut. Örneğin bir olta yapacağımız durumda ilk
olarak bir tahta parçası ile ipi beraber kullanmak istediğimizde bu
nesneler bu pencerede yerini aralarında + işareti olacak şekilde alıyor
ve gene + işaretlerinin arasında iki soru işareti ile olta yapımında
iki farklı nesneye daha ihtiyacımız olduğu belirtiliyor. Farklı,
yaratıcı ve oldukça faydalı bir sistem. Envanter penceremizde sol alt
köşede ise Mina'nın sağlık durumunu gösteren bir çubuk yer almakta. Bir
macera oyununda bunun ne yeri var diyebilirsiniz ki ilk rastladığımda
aynı şeyleri bende düşünerek hemen olumsuz yorumlar yapmama rağmen oyun
içerisinde bu durumu hiç yadırgamadım. Oyunun başında Mina'nın açlığın
giderilmesinde de bu çubuk en önemli rolü oynamakta. Sol üst köşede ise
ilerde bahseceğim "Objectives" bölümü ve pil sorunundan dolayı ilk
başta kullanamadığımız gps'li cep telefonumuz var. Bu telefonla aynı
zamanda gazetelerdeki hakkımızdaki haberleri okumamız mümkün.

Gelelim bulmacalara. Adventure Company'ye çoğu zaman nefretle bakmamın
en önemli sebebi oyunlarındaki bulmacaların yetersizliğidir.
Yetersizlik diyerek bulmacaların kolaylığından bahsetmiyorum tabii ki.
Bütün macera oyunu inceleme/izlenimlerimde yazdığım gibi iyi bir macera
oyununda bulmacalar hikayeye gömülü olmalı ve sırıtmamalıdır. Nasıl?
Bakınız Adventure Company / Aura. Basit bir kapıyı açmak için oraya
neden konulduğu, kimin koyduğunu bilmediğiniz oldukça karışık geometrik
bir bulmaca çözüyorsunuz. İşte bu tarz bulmacalar sırıtıyor, oyuncuyu
atmosferden ve hikayeden uzaklaştırıp sadece vakit kaybettiriyor.
Açıkçası bu tarz bulmacalar bende şöyle bir izlenim yaratır: Önceden
hikayenin gidişi, oyuncunun gideceği yerler tamamıyla tasarlanmış. Daha
sonra buralara oyuncu kolayca ulaşamasın diye her kapının önüne,
açacağı çekmecelerin bulunduğu odaya vs. mekanik bulmacalar
yerleştirilmiş. Bir çekmece kolayca bir kilitle korunabilirken neden
birileri oraya mekanik bir bulmacak koyma gereği duyar ki? Neyse ki
Return to Mysterious Island ile Adventure Company kendini aşmış ve
oldukça kaliteli bulmacaları oyuna dahil etmiş. Oyun boyunca hikayeye
kendinizi o kadar kaptıracaksınız ki çoğu zaman aslında bir bulmaca
çözdüğünüzü fark etmeyeceksiniz. Çünkü bulmacalar zekice hazırlanmış ve
belli amaçlara hizmet etmekte. Bir kaç istisna dışında neredeyse
sebepsiz, gereksiz yere konulmuş bulmacalar oyunumuzda mevcut değil.


Bulmacalarda dikkati çeken en önemli özellik ise bazılarının birden
fazla metotla çözülebiliyor olması. Özellikle envanter sistemi
içerisinde uğraşacağımız bir çok bulmacada farklı nesneleri bir araya
getirerek aynı amaçla kullanabileceğimiz nesneler oluşturmamız mümkün.
Örneğin daha önce bahsettiğim olta yapımında farklı ağaçlardan
aldığımız her hangi bir dal parçasını kullanmamız mümkün. Bu şekilde
oyun bize çok daha mantıklı ve gerçekçi bulmacalar sunuyor. Belki de
Adventure Company bu şekilde macera oyunlarını çağ dışı kalmakla
suçlayan bazı oyunculara en iyi cevabı veriyor, ne dersiniz. Özellikle
yüzlerce nesneyi taşımamıza rağmen oldukça kolay kullanılan bir
envanter sistemi ile takdir ve tebrik ediyorum yapımcıları.

Envanter bulmacalarının yanı sıra bir kaç tane de benim kesinlikle
macera oyunlarında olmaması gerekli diye düşündüğüm "zaman sınırlı"
bulmacalar var. Bu bulmacalar oldukça kolay olduklarından ilk
denemenizde geçeceğinize inanıyorum. Neyse ki kolay oldukları için
oyuncunun hızını kesmiyorlar. Bir macera oyununda, öldükten sonra ya da
bu tarz bulmacaları çözemedikten sonra oyunu tekrar yüklemek hikaye
akışındaki kesintiden dolayı bir çok oyuncuyu oyundan soğutur. Return
to the Mysterious Island'ta bu bulmacaları kolaylıkla geçeceksiniz,
geçemezseniz de tekrar yüklemenize gerek kalmadan oyun zaten bulmacanın
başından tekrar başlıyor. Yine de bence hiç olmasa daha iyiydi.

Bazı bulmacalarda ise oyun boyunca bize dostluk edecek olan maymunumuz
Jep'ten yardım alacağız. Jep'i orijinal romanı okuyanlar
tanıyacaklardır. İyileşmesine yardımcı olduktan sonra bazı bulmacaların
çözümünde Jep'i kullanacağız. Jep herşeyden önce bizim ulaşamayacağımız
yerlere ulaşabilmekte ve bazı basit nesneleri kullanabilmekte. Yani
Jep'inde bir envanteri var. Sonuç olarak hikaye, atmosfer ve arayüzden
sonra bulmacalarda da Return to the Mysterious Island benden tam puan
alıyor.

Geriye müzikler ve seslendirmeler kaldı. Her ikisi de tatmin edici ve
atmosfere çok uygun. Okyanus, şelale, rüzgar, börtü böcek, kuş sesleri
bize gerçekten o adada olduğumuz hissini veriyor. Arka planda sürekli
çalan bir müzik yok, fakat yeterli sayıda ve kalitede müzikler
kullanılmış. Bütün bunları söylediğimde bir de bakıyorum ki karşımda
beş yıldızı hak eden bir Adventure Company oyunu var Tabii ki ufak
tefek eksiklikleri var ama bunlar oyunun genel kalitesini etkilemeyecek
düzeyde. Daha önce dediğim gibi amatör macera oyuncularını
zorlayabilecek bir piksel avlama sorunu başta geliyor. Bunun yanında
macera oyunlarında görmeye alışık olmadığım bir "Objectives" bölümü
var. Bunun yerine günlük gibi başka bir kavram kullanılmış olsaydı ve
gerekli bilgiler orada verilseydi bence türüne daha çok yakışacaktı.

Oyunumuz 64 mb ekran kartına sahip bir PIII-800'de gayet iyi
oynanabiliyor. Oyun sürecinde ilerledikçe menüde bir resim galerisi
açılıyor ve bazı alternatif çözümler burada görülebiliyor. Sonuç olarak
Adventure Company, güzel grafikli, kolay ve başarılı arayüzlü bir
macera oyunu yapmış. Bütün bunların yanına oldukça kaliteli bir
envanter sistemi ve bulmacaları eklemiş. Belkide ilk defa Myst'in
arayüzü ve oynanış tarzı sadece kopyalanmamış. Bu sefer geliştirilmiş.

Çok keyif alarak ve kendimi kaptırarak oynadığım Return to the
Mysterius Island'ı oynadığım en iyi macera oyunları listeme aldım bile.
Şşşşşttt. Bunda oyunun kalitesinden çok Mina'nın güzelliği etkili oldu
dersem hiç ama hiç yalan söylemiş olmam
sezo
sezo
Profesyonel
Profesyonel

Erkek
Mesaj Sayısı : 1980
Nerden : KOCAELİ
İş/Hobiler : ithalat -ihracat (sporcu )
Lakap : sezo
Ruh Hali : Return to Mysterious Island Seytan10
Rep : 1199
Kayıt tarihi : 23/02/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz